


Vivienne Westwood



Vivienne Westwood
Tamam, gardrobunu bir ayin gibi gezdiği yerel pazarlardan düzen biri olabilirim. Moda ile alakası da sadece gönül gözüne dokunan adı sanı olmayanla sınırlı ama edecek bir çift lafı olan dış kapının mandalı da benim.
Diyeceğim o ki; yaz aylarında bir dergide hakkında okuduğum ve doğrusu bir şeylere uyandıktan sonra ismine ve cismine baktığım Yasemin Özeri, bence olmuştur, hoştur. Elime geçen yazılı her şeyde bilinmezin sürprizlerini sevdiğimden, alakalı alakasız her şeyi herkesi okumak tanımak isterim ki bana dokunan kimse, ben bulup çıkarayım . Bu alengirli cümlenin manası da Yasemin Özeri arkadaşımızı hiç tanımazken kendini ve tarzını ifade sadeliği beni güzelce yakaladı ben de pek memnun oldum.
Başka ağızlarda geyiğe kaçmaya çok müsait ,başka kafalarda da çerez gibi harcanan “zamansızlık “ ve beraberinde getirdiği “ mekansızlık “ olayı, benim yıllardır kendi dar çapımda yapmaya çalıştığım giyim kuşam anlayışıma güzel tercüman olmuş bence onun dilinde. İlle almam lazım bakmam lazım tarzı birşey değil bu. Öncelliklerin değiştiği şu andaki hayat rolümde, önemli olan “ iç güzelliğidir “ anlayışıyla Yasemin Özeri’ nin bağırmadan baktıran,darmadan saran ,kafa yormadan kendini giydiren kıyafetlerinin ruh güzelliğini kendimce tescil etmektir bu… Hatta yıllarca bilinçsizce kendiliğinden oluşan zevkimin “ iyiden anlıyorum da niye? “ sorusuna cevabıdır aynı zamanda.
Yaniii çoğunlukla aile büyükleri tarafından bazı kısır eleştirilere maruz kalan köşe yastığı kıvamındaki mağdur moda zevkimin ,kendini anlattığı röportaj ile hakkını veren Yasemin Özeri ‘ ye teşekkürler diyorum…
16 EKİM Cuma saat 19:00′da POPUPBODY’nin destek olacağı kokteyl ile birlikte LAUNDROMAT açılıyor.
Öykü Thurston ve Yasemin Özeri’nin kurucusu olduğu, içerisinde 4 oda ve kurucularından ayrı 5 tasarımcı bulunduran LAUNDROMAT Galata’da çarpıcı mimarisiyle, Türkiye’de ilk kez shop in shop konseptiyle hizmet verecek bir butiktir.
İçi, mimari eğitim de almış tasarımcı ortaklar Yasemin Özeri ve Öykü Thurston tarafından yapılan LAUNDROMAT, Nahide Büyükkaymakçı’nın deri ceket, çanta ve kemerlerini, Fabrika markasının baş tasarımcısı Kudret Saka’nın çantalarını ve erkek koleksiyonunu, daha önce Network’te çalışmış olan Elif Ergin‘in ilk koleksiyonunu, kâğıt tasarımları ile Devran Mursaloğlu’nu ve Hotiç markasının, çanta ve aksesuvar tasarımcılarından Güneş Dericioğlu’nu da deri ve ahşabı birleştirerek tasarladığı ürünlerini tüketicilere sunmaktadır.
Açılış kokteylinde tasarımcıların ürünlerini, Dinamo 103.8 dj’lerinde SoulStamp eşliğinde inceliyebileceksiniz. Soulful House ile size eşlik edecek olan SoulStamp 19:00′dan itibaren kulaklarınızdaki yerini almış olacak.
http://hazalyilmaz.com/anlamarama/tag/kudret-saka/

Farklı alanlarda 4 kişilik bir grup arkadaşın 1999 yılında İngiltere’de yarattıkları bir marka Supremebeing.
Dikkatimi çekmesinin sebebi reklam fotoğrafçısı Volkan Hiçyılmaz oldu. Tişörtl
erinin baskı tasarımları oldukça dikkat çekiciydi.
Markanın yeni sezon ürünlerini websitesinden görebilirsiniz.
Iste Original Fake den asidik ve renkli bir kolleksiyon. Japon yeralti moda firmasinin, basarili iki seneden sonra cikarttigi ilk lookbook. Bu markanin tasarimlari Japoyanin onde gelen grafiti sanatcisi KAWS’a dayanmaktadir.Markanin Lewi’s ve Nike gibi firmalarla da ortak tasarimlari bulunuyor.



Christian Dior’un modayı Sinema ile buluşturduğu ‘The Lady Noire Affair’ filmi kısa bir süre önce izleyicilerle buluştu. 4 kısa hikayeden oluşan projede Oscar ödüllü oyuncu Marion Cottilard görüyoruz. Hikayede ‘Lady Dior’ olarak karşımıza çıkan Marion alışılan femme fatale kadın figürüne kıyasla, zarefeti ve doğal güzelliği ile başımızı döndürüyor. Filmin başından itibaren oldukça fransız, elegant ve star ışıltılısı ile izlediğimiz Lady Marion, hikayenin gelişmesiyle asıl icon olan ve dikkatleri üzerine çeken Dior Handbag’’i ve aksesuarlarını bize çok geçmeden tanıştırıyor.
Tüm bu sanatsal başarını arkasındaki isim projenin art direktörü olarak karşımıza çıkan John Galliano’dan başkası değil. Son derece özenle çalışılarak hazırlanan kostüm tasarımı, aksesuar, mekan seçimi, oyuncu kadrosu, müzik komposizyonu ve sinematografik çalışması neredeyse hollywood klasikleri arasında yerini şimdiden garantiliyor.
Diğer taraftan yönetmen koltuğunda ‘La Vie en Rose’ filminden tanıdığımız Oliver Dahan’ı unutmamak lazım. Dahan, bizlere kendi yorumunu da katarak, Alfred Hitchcock filmlerini aratmayacak bir Film Noir klasiği sunuyor. Güçlü anlatımı ve kadraj çalışmasıyla izleyiciyi içine çeken, ve bir sonraki hareketin ne olacağını heyecanla beklerken, gereksiz, hatta yok kadar az denilecek diyalogların yerini tutan bakışlar ve kameranın bize bakmamız gereken yeri işaret etmesi gerilimi ve gizemi fazlasıyla yükseltiyor. Tabi arka plandaki muhtesem müziği ve öldürücü sivri topuk seslerini de unutmamak lazım.
Bu arada anlatım demişken kullanılan paralel kurgu tam olarak havada kalan boşlukların bir sonraki bölümü beklememiz gerektiğini söylüyor. Özellikle de filmin pralogue’unda yakın planda gördüğümüz gözün, filmin son sahnesinde karşımıza çıkan Seksi ve gizemli başka bir Lady’e mi ait olduğunu yoksa, kuvvetli bakışlara sahip olan Lady Marion’a ait olduğunu sorgulamamıza sebep olurken, bu bakışların aslında bizi heyecanla bir sonraki bölümde karşımıza çıkacak olan ‘Lady Rouge’a’ hazırlayacağını işaret ediyor.
Fotoğraflar : Courtesy of Dior
Yönetmen. Nez Khammel
Model: Dree Hemingway
Production: Blink Productions & Colonel Blimp



Genç Alman bir marka.
Bundan iki sene önce Daniel ve James kardelşer ile 20 yıldır arkadaşı olduklari David’in olusturduklari erkek koleksiyonunu tanitan bir site. Tasarim ve fikir olarak basit ama oldukca etkili.
Bakmakta fayda var.
http://www.sopopular.net/index.php?
© 2009 Pop Up Body Blog. All Rights Reserved.
This blog is powered by Wordpress and Magatheme by Bryan Helmig.